İLHAM PERİLERİNİN TAPINAĞI
Hicri TUNCALI 65 yaşında bir emekli. Şakran bölgesinde yıllardır içinde yaşattığı bir hayalini gerçeğe dönüştürmenin peşinde şu sıralar. Yıllardır topladığı koleksiyonlarını insanların beğenmesini, en çok ta çocukların ve gençlerin bilgilenmesine sunmak istiyor. Çünkü her yaşta insanın muhakkak ki ilgisini çekecek şeyler var bu koleksiyonlarda. Deniz kabukları o kadar ilerlemiş ki, sırf bu bölümü bir müzeye dönüştürmeyi düşünüyor Hicri TUNCALI
—Sayın Hicri TUNCALI; öncelikle sizi tanıyalım isterseniz?
Akçakoca doğumluyum. İlk, orta ve liseyi Karabük Demir Çelik Lisesinde bitirdim. Metalürji Mühendisliği tahsilimi yurt dışında yapıp,1967’den beri Türkiye’nin çeşitli işletmelerinde yönetici olarak çalışıp,1986 senesinde İzmir-Aliağa’da ki Habaş Demir Çelik Sanayisi’ne Genel Müdür olarak geldim.1988 senesinde emekli olup, halen faal olan Tuncalı Demir İnşaat Turizm San. Tic. Ltd.Şti’ni kurdum. Bir yıldan beri de Mak. Müh.’si olan oğlum Emre TUNCALI işimin başındadır. Ekonomist olan kızım Semen TUNCALI ise, İş Bankası İzmir Yeni Liman şubesinde çalışmaktadır. Çok değerli ve zevkli eşim Sevinç Hanım’ı da 6 sene önce kaybettik. Bu günlere gelmemin temelinde de Sevinç Hanım’ın büyük desteği yatıyor.
—Peki, koleksiyon yapma fikri ve isteği içinizde ne zaman uyandı?
İlk başta Koleksiyon Evi yapmak gibi bir fikrim yoktu, ama güzel olan her şeyi toplama isteği aslında bir hastalık ve bu hastalığı belirli bir sisteme oturtmak gerekiyor. Bu da koleksiyonla mümkün. İlk başta sadece elimde olmayan nesneleri toplamakla ilgilenirken, artık işin daha çok bilgi ve gözlem kısmıyla ilgilenir oldum. 2004 senesi Şubat ayında oğlum ve kızımla 4 günlük Prag gezisi yapmıştık. Havanın çok soğuk olduğu bir zamanda, insanlar otelde vakit geçirirken, biz üçümüz sokak aralarında güzel şeyleri görebilmek peşindeydik. Bir düğün kafilesiyle karşılaştık. Gelin ile damadın kıyafetlerini ( özel halk kıyafetleri ) daha yakından görebilmek için, kilisenin kapısına kadar gittik. Bir de ne göreyim, kilisenin yanındaki bina, yurtdışı tahsilim sırasında da ismini duyduğum ve yıllardır merak ettiğim, dünyanın en güzel kütüphanelerinden biri “STRAHOVIENSIS KÜTÜPHANESİ “ değil mi? Hemen girdik. Prag’a gidecek herkesin görmesini tavsiye edeceğim harika bir kütüphane. Kütüphanenin yan odasında da 200 yıllık Deniz Kabukları Müzesi duruyor. Benim elimdeki mevcut koleksiyonumun onda biri kadarıyla insanlar 200 yıldır Deniz Kabukları Müzesi açmışlar. Benimkinden farkı, kurutulmuş balıklarda vardı. Kızım; baba, Aliağa’da biz niye böyle bir müze açmayalım deyince, döner dönmez Müze ve Koleksiyon Evi açabilmek için harekete geçtim. Aliağa’da bulduğum yerler açık arttırmalar da çok yüksek fiyatlara satıldığından, alamadım.
Yeni Şakran Belediye Başkanı Sayın Zeki Şen’in gösterdiği alakayı, Aliağa göstermediği için bende Yeni Şakran Beldesinde Müze ve Koleksiyon Evi projemi hayata geçirdim.
İyi ki orada olmuş, yerim çok güzel.
Başta Aliağa Kaymakamımız Sayın Osman BULGURLU ve Yeni Şakran Belediye Başkanı ve mahiyetinin Büyük manevi desteğini gördüm. Dünyada 40–50 çeşit koleksiyonu bir arada hiçbir yerde göreceğinizi tahmin etmiyorum. O bakımdan da kurduğum bu Koleksiyon Evi’min de hem Türkiye’de hem de dünyada tek olduğuna inanıyorum.
—Peki, koleksiyonlarınız tam olarak neleri içeriyor?
Başta fuarlardan ve dünyanın çeşitli yerlerinden topladığım. Bana göre harika olan, Deniz Kabukları koleksiyonu var. Aynı kabuğun 1 cm ve 15 cm’lik halini bir arada göreceksiniz. Tahminime göre, çeşit olarak dünya mevcudunun %70 veya %80 kadarı diyebilirim. Tabi bunların elimdeki kitap bilgilerine göre tasnif edilmesi, isimlendirilmesi, bulunduğu yerlerin derinliği ve özelliklerinin belirlenmesi, ancak Koleksiyon Evi’nin açılıp, raflara dizildikten sonra yazma imkânı olacak. Yoksa 50 m²’lik bir salonda 50 ayrı hobiyi, hem yerleştir hem yaz, imkânsız bir şey.
Bütün maddi gücümü bu Koleksiyon Evi’ne ayırmamın ana sebeplerinden en önemlisi, bu nesneler hakkında yazılı bilgi verebilmek ve bu bilgilere sahip olan güzel insanları tek bir çatı altında buluşturabilmek.
—Yakından gördüğünüzde ne harika varlıklar olduğuna inanacağınız Mercan Koleksiyonu.
—Fosil koleksiyonum var. Mesela bir deniz kabuğunun bugün ki halini de,40 milyon yıllık fosil halini de göreceksiniz.
—1890’dan itibaren başta İzmir ve İstanbul olmak üzere, Dünya Şehir Kartpostalları Koleksiyonu.
—Asker, Düğün ve Şahıs Fotoğrafları Koleksiyonu.
—Mask Koleksiyonu,
—1860’dan itibaren muhtelif Gravürler Koleksiyonu.
—Ağaç ve Porselen Biblo Koleksiyonu
—Agat ve Kristal Taş Koleksiyonu.
—Eski Madenci ve Gemi Fenerleri Koleksiyonu.
—Gaz Lambaları Koleksiyonu.
—Eski Gemi Aksesuarları Koleksiyonu
—Eski Ev ve Gemi Telefonları Koleksiyonu.
—Türkiye ve Dünya Pulları, İlk Gün Zarfları Koleksiyonu.
—Koleksiyoner belgem olduğundan, Müzeye kayıtlı Amfora’lar, Para’lar, kazılarda çıkan Toprak Eşyalar Koleksiyonu
—10,000’e yakın her türden Kitap Koleksiyonu.
—Nadir bulunan Objeler gibi.
—Peki, Yeni Şakran’da gerçekleştirmeyi düşündüğünüz projenizi anlatır mısınız? Binasının son durumu nedir?
Önce, seçeceğimiz yer konusunda şansımız olacak. Bunda da ne kadar şanslı olduğumu; Bir sene evvel 700 kişilik bir kalabalıkla Koleksiyon Evi’ mizin temelini atan geçen dönem İzmir Vali’miz olan Sayın Yusuf Ziya GÖKSU’NUN temel atma anında ki konuşmasında “ Bizde Müzeler çok uzağa yapılır ki, kimse kolay gidemesin diye. Burada tam tersini gördüm, çok mutluyum.”demesi beni çok mutlu etti.
Geçmişteki güzellikleri görmeden ve “Hobi”siz gelen genç nesile sunmak üzere Aliağa’ya 10 km. uzaklıkta İzmir-Çanakkale asfaltına 60 m.mesafede Yeni Şakran sahil beldesi girişinde, tarihi Amazon Kadınlarının Güzellik Ilıcası denilen mevkide bulunan ve halen akmakta olan suyun başında 3 dönüm arsa aldım. Arsanın, ana asfalta bakan kısmının haricinde ki 3 yönü, yolla çevrili olduğundan, bu 3 çevreye yaklaşıl 3,5 m. yüksekliğinde toplam 130 m. uzunluğunda siyah bazalt taşından 60 cm. eninde taş duvar ördürdüm. Bahçeye giriş kapısı tarafında ki, duvarın içine 3 m arayla
“ 7 DİLEK ÇEŞMESİ” adıyla,7 adet çeşme yaptırdım. Bundan ilham alarak ta, temel atmakla alakalı davetiyemi de aşağıda ki gibi yazdım.
Derler ki, Çağlar boyu Kadınlar, erkeklerden daha uzun yaşamıştır. Henüz tıbbi bir açıklama yok ama bu işin gizemi, acaba Cleopatra’nın Kumları’ nda mı?
Yoksa Anna Arslan’nın gençlik sütünde mi?
Bunlara bir şey daha eklendi.
TUNCALI 7 DİLEK ÇEŞMESİ
Artık bu çeşmelerden bir yudum tatmak için 7 nedeniniz var.
Bunlar kendinizi,
Daha Genç
Daha Güzel
Daha Zinde
Daha Hayat Dolu
Daha Sağlıklı
Daha Dayanılmaz
Daha Zeki
Hissetmenizi sağlayacaklar.
7 ÇEŞME’DEN 1’er YUDUM,
1 BEDENDE 7 UYUM
Yaşam; Siz başka hayaller kurarken başımızdan geçen olaylardır.
Sizler gibi güzel ve değerli insanlara çok daha güzel şeyleri göstermek ve arkadan gelen genç nesli daha kültürlü, bilgili ve hobi sahibi yapmak amacıyla 50 yılı aşkın süreyle topladığım, bana göre çok değerli olan koleksiyonlarımı, sizlere sunmak üzere arzu ettiğim, TUNCALI MÜZE ve KOLEKSİYON EVİ İnşaatımızın temel atma töreninde bulunmanız bizleri onurlandıracaktır.
Her katı 515 m2 olan,3 katlı Müze ve Koleksiyon Evi inşaatımın temelini,700 kişilik bir topluluğun katılımıyla, Sayın İzmir Valimize attırdım. Birinci katında kahve ve dinlenme salonumuz. Satış mağazaları, diğer katlarda da sergi salonlarımız bulunacaktır.
Sn. İzmir Valimiz Yusuf Ziya GÖKSU Bey’in katılımı ile gerçekleştireceğimiz Temel Atma Törenimiz 18 Nisan 2005 Pazartesi Saat 18.00’dedir.
Aramızda olmanız bizleri çok mutlu edecektir
Kaba inşaatı tamamen bitmiş durumdadır. Dış cepheyi ağaç desenli kayrak taşıyla kaplayacağımdan,42 ton kayrak taşı aldım. Yaklaşık 1600 m2 tutan yer döşemesi için de çeşitli renklerde 650 m2 Denizli Traverteni aldım.
1. katın bütün camlarını taktım. Bütün binanın su tesisatı döşendi.3 aydır da değerli bir dostum olan Sn. Av. Tahsin AYKANAT vitray çalışması yapmaktadır.
Amaç; insanların, dünyanın farklı köşelerinden parçaları aynı bina içinde görme şanslarını elde etmeleri. Bunu da sanki kendi evlerinde gezermiş gibi yapmaları, canları sıkılırsa bahçede gezmeleri, bir şeyi merak ederlerse sormaları yada en azından içeride gördükleri ufacık bir şeyin onlarda da toplama yada bir hobi sahibi olma isteği uyandırması tek isteğimiz. Tek amacım Çocuklara ulaşmak, beyinleri o kadar temiz ki sonsuz bir hayal gücünün ne kadar önemli olduğunu onlara göstermek istiyorum.
Bu projenin oluşumunda sizi zorlayan koşullar neler, neler olacak?
Bu anlattıklarım çok güzel şeyler olsa da, maddi yetersizlikler nedeniyle proje aşamasında kalmasından ya da imkânlara göre düşündüğümüzden daha basit bir yapıya rıza göstermek zorunda kalmaktan korkuyorum. Çünkü bu proje muazzam bir geliri de gözden çıkarmayı gerektiriyor. Ben, bütün hayat birikimlerimle bu aşamaya geldim ama bundan sonrası için Devletin, Koleksiyonerlerin; halkın böyle bir projede adının anılmasından haz duyacak, gurur duyacak herkesin desteğine ihtiyacımız olacak.
Dileğim; böyle bir mekânın, çevre halkının kültürüne, dünya görüşüne, yörenin turizmine neler katabileceğinin herkes tarafından anlaşılabilmesi. Sizlerin aracılığınızla biraz da bunu anlatabilme fırsatı buldum.
Hem COLLECTION DERGİSİ okurlarına kendimi tanıtmak hem de böyle bir projede bana fikir ve destek vermeleri münasebetiyle onlarla da tanışmak istiyorum Bu değerli dostlarımın ellerinde olan değerli objeleri kendi adlarına belli bir müddet sergilemeyi de düşünüyorum.
Her türlü maddi, manevi destek, fikir, öneri ye açık olduğumu bildirmek isterim.
Bu gururu benimle paylaşın.
En kısa zamanda bitmiş bir Koleksiyon Evi’nin haberleriyle tekrar bu sayfalara konuk olmak ümidiyle.
Hicri TUNCALI
Tel: 0 532 462 14 00
0 232 628 80 08
0 232 616 19 35
Fax 0 232 616 93 86
YENİŞAKRAN MÜZESİNE KAVUŞTU
Aliağa Ekspres 05.05.07
Yıllarca evinde ve işyerinde biriktirdiği eski eserleri bir müzede sergileme imkanına kavuşan İşadamı Hicri Tuncalı, Yeni Şakaran'a yapılan müzenin açılışını yapmanın mutuluğunu yaşıyor.Yenişakran Belediyesi'nin temin ettiği arsa üzerine geçtiğimiz yıl temeli atılan ve 2.si düzenlenen Yenişakran Zeytin ve Deniz Festivali programı kapsamında kısmen açılışını yaptığı müze ve koleksiyon evinin daha çok eksiği olduğunu belirten Hicri Tuncalı “Her türlü imkanlarımı kullanarak bu müzeyi bu hale getirdim. Satacak bir şeyim kalmadı. Bu bir gönül işidir. Tamamlanması için sponsorlara ihtiyacımız var” diyerek, gazetemiz aracılığı ile kamuoyundan ve bu işe gönül verenlerden destek istedi.
50 yıllık birikimini tüm insanlarla paylaşmak için Müze ve Koleksiyon evini yapmaya niyetlendiğini belirten Hicri Tuncalı, hayalinin gerçekleşmesi için kendisine yardımcı olan başta Yenişakran Belediye Başkanı Zeki Şen olmak üzere tüm dostlarına şükranlarını sunduğunu da belirtti.
Yaklaşık 1500 metrekarelik bir alana sahip olan Hicri Tuncalı Müze ve Koleksiyon Evi Yeni Şakran Beldesi'nin Aliağa tarafından girişte yer almakta. Hicri Tuncalı, tüm imkansızlıklarına rağmen müzeyi tamamlamak için 7 gün 24 saat uğraş vermekte.
Aliağa Kaymakamı Emir Osman Bulgurulu tarafından açılış kurdelesi kesilen müze, her gün 09:00 ila 19:00 saatleri arasında ziyaretçilerini bekliyor.
Hicri Tuncalı, Müze hakkında detaylı bilgi almak isteyenlerin www.koleksiyoncuhicri.com intirnet adresini tıklayabileceklerini veya 0232 6288008 nolu telefonu arayabileceklerini de belirtiyor.
http://www.aliagaekspres.com.tr/detay.asp?id=922
Bütün Servetini Hayalini Kurduğu Müzeye Harcadı, Şimdi Evi Bile Yok
http://www.haberler.com/ 07.03.08 Tarihli Haber
İzmir'de yaşayan sanat aşığı Hicri Tuncalı, bütün servetini hayalini kurduğu üç katlı müze eve harcadı. Karşıyaka'daki dairesini satan Tuncalı, Aliağa ilçesindeki dükkanını da satarak müze ev için harcamayı planlıyor. Hicri Tuncalı'nın birçok sanatseverden büyük bir farkı var; hayalini kurduğu müze evi yapmak için bütün maddi birikimini harcadı. Gayrimenkullerini satarak üç katlı müze evini tamamlayan Tuncalı, yıllardır topladığı değerli eşyaları burada topladı. Özel bir şirketin genel müdürlüğünden emekli olan 67 yaşındaki Tuncalı, hayalindeki müzeyi yapmak için Aliağa ilçesi Yenişakran beldesinde 3 dönüm arsa satın aldı. Her katı 515 metrekareden oluşan üç katlı bir bina inşa ettiren Tuncalı, şimdilik sadece alt katı, koleksiyonlarını sergilediği bir mekan haline getirdi. Sekiz yıl önce eşini kanserden kaybeden Tuncalı, gençlik döneminden bu yana merak sardığı koleksiyonculukla binlerce parça biriktirdiğini söylüyor. Değeri biçilmemiş binlerce eski ve yeni eseri biraraya getiren Tuncalı, "Hayatım boyunca oluşturabildiğim birikimlerimle bu aşamaya kadar gelebildim. Bundan sonrası için devletin, koleksiyoncuların ve halkın biraraya gelmesi gerek. Herkes böyle bir mekanın, çevre halkının kültürüne, dünya görüşüne ve öğrencilere neler katabileceğini görebilmeli. Bütün amacım, koleksiyonu gezen herkesin kendi kültürünü görebilmesi. Genç neslin, geçmişini görmesini arzuluyorum. Sırf genç nesil bilgilensin diye varlık içinde yokluk çekiyorum." diyor.
Öğretmen bir babanın oğlu olan Hicri Tuncalı, çocukluktan itibaren kitaba merak sardı. Koleksiyonculuğa kitap biriktirerek başlayan Tuncalı, üniversite tahsilini Almanya'da yaptı. Burada deniz kabukları ve bulduğu değerli eşyaları alıp saklamaya başladı. Bir süre sonra bu onun için tutku haline geldi. Uzakdoğu, Budapeşte, Prag, Viyana, Almanya, Hollanda, Mısır ve İtalya'ya giden Tuncalı'yı etkileyen en önemli şey, Brüksel'de karşılaştığı 70 müze ev oldu. O günden sonra Türkiye'de de bir müze ev kurmanın hayaliyle yaşadı. Türkiye'ye döndükten sonra da çalışmalarına devam eden Tuncalı, Yenişakran girişinde bir arazi satın alarak müze ev yaptırdı. Dünyadaki deniz kabuklarını burada buluşturan Tuncalı, "Bendeki deniz kabukları, başka hiçbir yerde yok. Mask, ağaç biblo, porselen, kristal, mantar tablo, telefon, 350-400 yıllık fosil, mamut dişleri, eski gemi fenerleri ve aksesuarları koleksiyonum var. Bunun yanında mezar çıkması ve toprak altı eşyalarım bulunuyor. Koleksiyoner belgem olduğu için müzelerden de sergilemek üzere eski taş ve biblo parçalarını topladım." şeklinde konuşuyor.
Koleksiyon evi için bütün servetini verdiğini ifade eden Tuncalı, parasını ve emeğini bilgilenmek ve gördüğü güzellikleri insanlarla paylaşmak, geçmişi yeni nesle sunmak adına harcadığını ve harcamaya devam edeceğini vurguluyor: "Şu anda Aliağa'nın içinde bir dükkanım var ancak onu da satışa çıkardım. Parasını yine buraya harcayacağım. Amacım. şu anda alt kattaki koleksiyonumu geniş olan üst katta sergilemek." Yenişakran Belediyesi dışında kimsenin müze evin yapımında yardımcı olmadığını aktaran Hicri Tuncalı, kimseden karşılık beklemeden böyle bir işe giriştiğini sözlerine ekledi.
http://www.haberler.com/butun-servetini-hayalini-kurdugu-muzeye-harcadi-haberi/
Özel Müze Yardım Bekliyor
Günaydın Aliağa – 15.10.09
KOLLEKSİYONER HİCRİ TUNCALI “DİLEĞİM; BÖYLE BİR MEKANIN, ÇEVRE HALKININ KÜLTÜRÜNE, DÜNYA GÖRÜŞÜNE, YÖRENİN TURİZMİNE NELER KATABİLECEĞİNİN HERKES TARAFINDAN ANLAŞILABİLMESİ.” HAYIRSEVER İŞADAMI HİCRİ TUNCALI ÖZEL MÜZESİNE SERVETİNİ HARCADI BİTİRMEK İÇİN YARDIM BEKLİYOR
HAYIRSEVER İŞADAMI ALİAĞA"YA BİR MÜZE KAZANDIRACAK
MÜZEYİ TAMAMLAYABİLMEK İÇİN İLGİLİLERİN DESTEĞİNİ BEKLİYOR.
KOLLEKSİYONER HİCRİ TUNCALI “DİLEĞİM; BÖYLE BİR MEKANIN, ÇEVRE HALKININ KÜLTÜRÜNE, DÜNYA GÖRÜŞÜNE, YÖRENİN TURİZMİNE NELER KATABİLECEĞİNİN HERKES TARAFINDAN ANLAŞILABİLMESİ.”
Yaşamı boyunca oluşturduğu tüm birikimini İzmir"in Aliağa İlçesine bir müze kazandırabilmek için harcayan 67 yaşındaki Hicri Tuncalı büyük bir ölçüde biten müze binasını tamamlayabilmek için yardımları bekliyor. Tuncalı ilerlemiş yaşına rağmen ölmeden müzenin tamamlandığını görmek istediğini söyledi.
Aliağa"ya bağlı Yenişakran beldesi girişinde İzmir- Çanakkale yolundan 50 metre içerideki üç dönümlük alan üzerine yapılan “Müze ve Koleksiyon Evi”nin kaba inşaatı tamamlandı. 3 katlı binanın geçici olarak zemin katında sergilenen çeşitli türlerdeki koleksiyonlar, binadaki vitrin, dolap ve ışıklandırma gibi iç tefrişatın da tamamlanmasıyla kalıcı yerlerinde sergilenmeye başlanacak. Maddi, Manevi yada fikirleriyle müze yapımını destekleyecek koleksiyon tutkunlarını yardıma beklediğini söyleyen Tuncalı “Her türlü maddi, manevi destek, fikir ve öneriye açığım. Müzeye ismini yazdıracak insanlar arıyorum” dedi.
KOLEKSİYONLARA ÖMRÜNÜ VERDİ
Koleksiyoner belgesi olduğu için her türlü parçayı satın alma yetkisi olan Hicri Tuncalı bugüne kadar Singapur, Bangkok, Honkong, Budapeşte, Viyana, Almanya, Prag, Mısır, İtalya, Floransa gibi dünyanın pek çok ülkesini gezerek çeşitli türlerde koleksiyonlar oluşturmuş. Başlıca Koleksiyonun fuarlardan ve dünyanın çeşitli yerlerinden topladığı deniz kabukları koleksiyonu olduğunu belirten Tuncalı'nın elinde Deniz kabuklarına ek olarak kartpostal, fosil, ağaç ve porselen, biblo, mask, agat ve kristal taş, eski telefon, pul, ilk gün zarfı, eski gemi aksesuarları ve fenerleri ile müzeye kayıtlı amfora, eski para ve mezar çıkması toprak eşyalar ile 10 bine yakın parçadan oluşan kitap koleksiyonu bulunuyor.
Deniz kabuğu koleksiyonunun dünya mevcudunun büyük bölümünü kapsadığını söyleyen Hicri Tuncalı “Müzemizde aynı kabuğun 1cm ve 15 cm'lik halini bir arada görebilmek mümkün. Çeşit olarak dünya deniz kabukları mevcudunun %70-%80 kadarı koleksiyonumda bulunuyor. Tabi bunların elimdeki kaynaklara göre tasnif edilmesi, isimlendirilmesi, bulunduğu yerlerin derinliği ve özelliklerinin belirlenmesi, ancak Müze açıldıktan sonra raflara dizilmesiyle mümkün olabilecek.” Dedi.
Müze açma kararını da ailesiyle Prag'a düzenledikleri bir gezi sırasında aldığını belirten Tuncalı süreci ise şöyle anlattı;
“İlk başta bir müze yada koleksiyon evi oluşturmak gibi bir fikrim yoktu. Sadece koleksiyonlarımda olmayan nesneleri toplamakla ilgilenirken, artık işin daha çok bilgi ve gözlem kısmıyla ilgilenir oldum. 2004 senesi Şubat ayında oğlum ve kızımla 4 günlük Prag gezisi yapmıştık. Prag'da dünyaca ünlü “Strahoviensis Kütüphanesi”ni görme fırsatı bulduk. Kütüphanenin yan odasında da 200 yıllık bir deniz kabukları müzesi duruyor. Benim elimdeki koleksiyonumun onda biri kadarıyla insanlar 200 yıldır Deniz kabukları müzesi açmışlar. O hızla Aliağa'da müze açma hazırlıklarına giriştim. Öncelikle bir yer bulmak gerekiyordu. Ancak Aliağa'da bulduğum yerler çok yüksek fiyatlara satıldığından, alamadım. Yeni Şakran Belediye Başkanı Zeki Şen'de çalışmalarımla yakından ilgilendi ve yer seçiminde bana kolaylıklar sağladı. Ben de projemi hayata geçebilmek üzere Yenişakran Beldesi'nde bir arazi satın aldım ve çalışmalara başladım.”
EŞSİZ BİR MÜZE OLACAK
Müze ve Koleksiyon Evi"nin temeli dört yıl önce dönemin valisi Yusuf Ziya Göksu tarafından atıldı. Göksu'nun temelini atma anında ki konuşmasında 'Bizde müzeler çok uzağa yapılır ki, kimse kolay gidemesin diye. Burada tam tersini gördüm, çok mutluyum' dediği Müze ve Koleksiyon Evi binasının tamamlanmasının ardından eşsiz güzellikte bir müze kazanılacak. Özel bir mimariye sahip, geometrik bir biçimde tasarlanmış olan, Tuncalı'nın deyimiyle 'Ziyaretçilerini Kucaklayan' binanın pencerelerini de Tuncalı'nın arkadaşı Avukat Tahsin Aykanat tarafından yapılan vitraylar süsleyecek. Dış cephenin ağaç desenli kayrak taşıyla kaplanması için 42 ton kayrak taşı ve yaklaşık 1600 metrekare tutan yer döşemesi için de çeşitli renklerde Denizli travertenlerini satın alındı. Her katı 515 metrekare olan, üç katlı Müzenin birinci katında kahve ve dinlenme salonu, satış mağazaları yer alacak. Diğer katlarda ise katına deniz kabuklarından fosile, mezar çıkması toprak eşyalardan kristal taşlara kadar farklı türlere yaydığı koleksiyonların sergileneceği salonlar ile kütüphane ve sanat odaları olarak düzenlenecek.
TUNCALI “TEK BİR GENCE ULAŞABİLİRSEM NE MUTLU”
Amacını ise dünyanın çeşitli ülkelerinden toplanan parçaları, yerinde görme fırsatı olmayan insanların müze vasıtasıyla görmelerini sağlamak ve çocukların bu Müzeden en güzel şekilde faydalanmalarını sağlamak olarak ifade eden Hicri Tuncalı;
“İnsanların, dünyanın farklı köşelerinden parçaları aynı bina içinde görmelerini sağlarken, bunu da sanki kendi evlerinde gezermiş gibi yapmaları, canları sıkılırsa bahçede gezmeleri, bir şeyi merak ederlerse sorabilmeleri. En büyük amacım da çocuklara ulaşmak. O temiz beyinlere hayal gücünün ne kadar önemli olduğunu göstermek istiyorum. Genç nesle hobi edinmenin güzelliğini anlatabilmek. Hobi sahibi olmak insanın hayal gücünü zenginleştirir. Onu geliştirmesi aynı zamanda bilgi ve kültürünü de geliştirmesi demektir. Tek bir gence bile ulaşabilirsem ne mutlu bana.”
FİKİRLERİNİZİ PAYLAŞIN
Tüm koleksiyon tutkunlarını müzeye destek vermeye çağıran Hicri Tuncalı, şu sıralar maddi yetersizlikler yüzünden müzeyi tamamlamakta güçlük çektiğini söyledi. Müzenin çeşitli köşelerine ismini yazdıracak destekçileri beklediğini belirten Tuncalı şöyle devam etti; “Bu anlattıklarım çok güzel şeyler olsa da, maddi yetersizlikler nedeniyle eldeki imkânlara göre düşündüğümüzden daha basit bir yapıya rıza göstermek zorunda kalmaktan korkuyorum. Çünkü bu proje muazzam bir geliri de gözden çıkarmayı gerektiriyor. Ben, bütün hayatım boyunca oluşturabildiğim birikimlerimle bu aşamaya getirebildim ama bundan sonrası için devletin, koleksiyoncuların; halkın böyle bir projede adının anılmasından haz duyacak, gurur duyacak herkesin desteğine ihtiyacımız olacak. Dileğim; böyle bir mekanın, çevre halkının kültürüne, dünya görüşüne, yörenin turizmine neler katabileceğinin herkes tarafından anlaşılabilmesi. Firmalar sponsor olsunlar. Birileri dolapları yaptırsın, örneğin. Yada bir elektrik şirketi kar almadan malzeme vereyim desin. Her türlü maddi, manevi destek, fikir, öneriye açık olduğumu bildirmek isterim. Ben kendimi köprü olarak görüyorum ve genç nesli harekete geçirmek istiyorum.”
Aliağa'ya Bir Müze Kazandıracak
www.lpghaber.com – 11.11.08
Yaşamı boyunca oluşturduğu tüm birikimini İzmir'in Aliağa İlçesine bir müze kazandırabilmek için harcayan 66 yaşındaki Hicri Tuncalı büyük bir ölçüde biten müze binasını tamamlayabilmek için yardımları bekliyor.
Aliağa'ya bağlı Yenişakran beldesi girişinde İzmir- Çanakkale yolundan 50 metre içerideki üç dönümlük alan üzerine yapılan "Müze ve Koleksiyon Evi"nin kaba inşaatı tamamlandı. 3 katlı binanın geçici olarak zemin katında sergilenen çeşitli türlerdeki koleksiyonlar, binadaki vitrin, dolap ve ışıklandırma gibi iç tefrişatın da tamamlanmasıyla kalıcı yerlerinde sergilenmeye başlanacak. Maddi, Manevi yada fikirleriyle müze yapımını destekleyecek koleksiyon tutkunlarını yardıma beklediğini söyleyen Tuncalı "Her türlü maddi, manevi destek, fikir ve öneriye açığım. Müzeye ismini yazdıracak insanlar arıyorum" dedi.
KOLEKSİYONLARA ÖMRÜNÜ VERDİ
Koleksiyoner belgesi olduğu için her türlü parçayı satın alma yetkisi olan Hicri Tuncalı bugüne kadar Singapur, Bangkok, Honkong, Budapeşte, Viyana, Almanya, Prag, Mısır, İtalya, Floransa gibi dünyanın pek çok ülkesini gezerek çeşitli türlerde koleksiyonlar oluşturmuş. Başlıca Koleksiyonun fuarlardan ve dünyanın çeşitli yerlerinden topladığı deniz kabukları koleksiyonu olduğunu belirten Tuncalı'nın elinde Deniz kabuklarına ek olarak kartpostal, fosil, ağaç ve porselen, biblo, mask, agat ve kristal taş, eski telefon, pul, ilk gün zarfı, eski gemi aksesuarları ve fenerleri ile müzeye kayıtlı amfora, eski para ve mezar çıkması toprak eşyalar ile 10 bine yakın parçadan oluşan kitap koleksiyonu bulunuyor. Deniz kabuğu koleksiyonunun dünya mevcudunun büyük bölümünü kapsadığını söyleyen Hicri Tuncalı "Müzemizde aynı kabuğun 1cm ve 15 cm'lik halini bir arada görebilmek mümkün. Çeşit olarak dünya deniz kabukları mevcudunun yüzde 70- yüzde 80 kadarı koleksiyonumda bulunuyor. Tabi bunların elimdeki kaynaklara göre tasnif edilmesi, isimlendirilmesi, bulunduğu yerlerin derinliği ve özelliklerinin belirlenmesi, ancak Müze açıldıktan sonra raflara dizilmesiyle mümkün olabilecek" dedi. Müze açma kararını da ailesiyle Prag'a düzenledikleri bir gezi sırasında aldığını belirten Tuncalı süreci ise şöyle anlattı, "İlk başta bir müze yada koleksiyon evi oluşturmak gibi bir fikrim yoktu. Sadece koleksiyonlarımda olmayan nesneleri toplamakla ilgilenirken, artık işin daha çok bilgi ve gözlem kısmıyla ilgilenir oldum. 2004 senesi Şubat ayında oğlum ve kızımla 4 günlük Prag gezisi yapmıştık. Prag'da dünyaca ünlü "Strahoviensis Kütüphanesi"ni görme fırsatı bulduk. Kütüphanenin yan odasında da 200 yıllık bir deniz kabukları müzesi duruyor. Benim elimdeki koleksiyonumun onda biri kadarıyla insanlar 200 yıldır Deniz kabukları müzesi açmışlar. O hızla Aliağa'da müze açma hazırlıklarına giriştim. Öncelikle bir yer bulmak gerekiyordu. Ancak Aliağa'da bulduğum yerler çok yüksek fiyatlara satıldığından, alamadım. Yeni Şakran Belediye Başkanı Zeki Şen'de çalışmalarımla yakından ilgilendi ve yer seçiminde bana kolaylıklar sağladı. Ben de projemi hayata geçebilmek üzere Yenişakran Beldesi'nde bir arazi satın aldım ve çalışmalara başladım"
EŞSİZ BİR MÜZE OLACAK
Müze ve Koleksiyon Evi'nin temeli üç buçuk yıl önce dönemin valisi Yusuf Ziya Göksu tarafından atıldı. Göksu'nun temelini atma anında ki konuşmasında 'Bizde müzeler çok uzağa yapılır ki, kimse kolay gidemesin diye. Burada tam tersini gördüm, çok mutluyum' dediği Müze ve Koleksiyon Evi binasının tamamlanmasının ardından eşsiz güzellikte bir müze kazanılacak. Özel bir mimariye sahip, geometrik bir biçimde tasarlanmış olan, Tuncalı'nın deyimiyle 'Ziyaretçilerini Kucaklayan' binanın pencerelerini de Tuncalı'nın arkadaşı Avukat Tahsin Aykanat tarafından yapılan vitraylar süsleyecek. Dış cephenin ağaç desenli kayrak taşıyla kaplanması için 42 ton kayrak taşı ve yaklaşık 1600 metrekare tutan yer döşemesi için de çeşitli renklerde Denizli travertenlerini satın alındı. Her katı 515 metrekare olan, üç katlı Müzenin birinci katında kahve ve dinlenme salonu, satış mağazaları yer alacak. Diğer katlarda ise katına deniz kabuklarından fosile, mezar çıkması toprak eşyalardan kristal taşlara kadar farklı türlere yaydığı koleksiyonların sergileneceği salonlar ile kütüphane ve sanat odaları olarak düzenlenecek. macını ise dünyanın çeşitli ülkelerinden toplanan parçaları, yerinde görme fırsatı olmayan insanların müze vasıtasıyla görmelerini sağlamak ve çocukların bu Müzeden en güzel şekilde faydalanmalarını sağlamak olarak ifade eden Hicri Tuncalı, "İnsanların, dünyanın farklı köşelerinden parçaları aynı bina içinde görmelerini sağlarken, bunu da sanki kendi evlerinde gezermiş gibi yapmaları, canları sıkılırsa bahçede gezmeleri, bir şeyi merak ederlerse sorabilmeleri. En büyük amacım da çocuklara ulaşmak. O temiz beyinlere hayal gücünün ne kadar önemli olduğunu göstermek istiyorum. Genç nesle hobi edinmenin güzelliğini anlatabilmek. Hobi sahibi olmak insanın hayal gücünü zenginleştirir. Onu geliştirmesi aynı zamanda bilgi ve kültürünü de geliştirmesi demektir. Tek bir gence bile ulaşabilirsem ne mutlu bana"
FİKİRLERİNİZİ PAYLAŞIN
Tüm koleksiyon tutkunlarını müzeye destek vermeye çağıran Hicri Tuncalı, şu sıralar maddi yetersizlikler yüzünden müzeyi tamamlamakta güçlük çektiğini söyledi. Müzenin çeşitli köşelerine ismini yazdıracak destekçileri beklediğini belirten Tuncalı şöyle devam etti; "Bu anlattıklarım çok güzel şeyler olsa da, maddi yetersizlikler nedeniyle eldeki imkânlara göre düşündüğümüzden daha basit bir yapıya rıza göstermek zorunda kalmaktan korkuyorum. Çünkü bu proje muazzam bir geliri de gözden çıkarmayı gerektiriyor. Ben, bütün hayatım boyunca oluşturabildiğim birikimlerimle bu aşamaya getirebildim ama bundan sonrası için devletin, koleksiyoncuların; halkın böyle bir projede adının anılmasından haz duyacak, gurur duyacak herkesin desteğine ihtiyacımız olacak. Dileğim; böyle bir mekanın, çevre halkının kültürüne, dünya görüşüne, yörenin turizmine neler katabileceğinin herkes tarafından anlaşılabilmesi. Firmalar sponsor olsunlar. Birileri dolapları yaptırsın, örneğin. Yada bir elektrik şirketi kar almadan malzeme vereyim desin. Her türlü maddi, manevi destek, fikir, öneriye açık olduğumu bildirmek isterim. Ben kendimi köprü olarak görüyorum ve genç nesli harekete geçirmek istiyorum"
KAYMAKAM BULGURLU ZİYARET ETTİ
Aliağa Kaymakamı Emir Osman Bulgurlu da müzeyi ziyaret ederek eserleri inceledi. Gördükleri karşısında şaşkınlığını gizleyemeyen Bulgurlu; "Bu gerçekten çok önemli bir çalışma. İnanılmaz bir birikim. Hicri Tuncalı'ya destek olmak hepimizin görevi. Kendisini tebrik ediyorum. Umarım en kısa zamanda hayalleri gerçek olur. Burada gördüklerimden çok etkilendim inanıyorum ki her gelen de etkilenecektir" şeklinde konuştu
http://www.lpghaber.com/Aliaga-ya-Bir-Muze-Kazandiracak--haberi-138505.html





